
AŞIĞIM DEMEKLE OLMUYO
Aşk aşk diye inliyoruz durmadan
Duygularımız akıp gidiyor satırlara
Kelimeler,dizeler,şiirler,ardı sıra
Geçek aşk'ı yaşıyor muyuz acaba
Şimdiki aklım olsaydı eğer
Sorardım kendime,aşık olmadan önce
Bu güç,bu hırs,bu azim var mı diye.
Sorardım sevdiğime
Beni sevmek yürek ister
Sende bu yürek var mı diye.
Aşığım demekle aşık olunmuyor
Sevmek,ölesiye sevmek yetmiyor
Sevgi karşılık ister,özveri ister.
Aşk verdiği kadarını almak ister
Aşığım demekle aşık olunmuyor
Bozulmuşsa terazinin bir kefe'si
Gelmiyorsa verdiğin sevgi geriye
Kabuslar görürsün tüm gecelerin de
Aşığım demekle aşık olunmuyor
Çalışacaksın,üreteceksin,hep vereceksin.
Seviyorsa o da seni senin sevdiğin gibi
Elbet dönecektir sana verdiğin sevgi
SENİN AŞKIN YAKTI BENİ
Bir gün elbet görüşeceğiz
Ya gelecekte ya da ahirette
O zaman anlayacaksın sana olan sevgimi.
Nasıl mı
Eğer gelecekte görüşürsek,
Senin aşkından başkasına bakamadığımdan yalnız kaldığımı görünce
ya da ahirette senin bana çektirdiğin için kazandığın büyük günahı benim yanarak ödediğimi görünce anlayacaksın.
Merak etme sakın ben alışkınım yanmaya.
Çünkü senin aşkından hergün yanmaktayım
SANAL ALEMDE AŞK
Sizi tanıdım hoşsohbet tavlada
Hepiniz birbirine aşık sevdalı ne güzel kardeşlik.
Ama bir ikiniz vardınızki,görmedim yaşadım.
Sizin gibi sevdayı yalnızlık
Aşkın sanalı olmaz aşk aşktır
Sevgi sevgidir.O senin nik in olmadan üzülüyorsa.
Sana sevgi mesajları yolluyorsa sanalda olsa.
Hala seni sevdiginin kanıtıdır
Sanalda degil sevmek yürektedir bedendedir.
Sevmek sanalda yürektir görmeden hissetmektir.
Geçekte sevip aldatmak degil.
Ben gördüm sanalda gerçek Sevenleri.
Aynı sahte aşklarıda gördüm Sevgiyi bilemeyeni.
Aldatmak için seviyorum diyeni,bir ufacık hata da
Sanki namus meselesi yapıp aslında kendisini ifade edeni.
Neden sanalda yalan söylediginin ispatına gidilmemesini.
Ama ben sanalda tanıdım 4 tanenin birbirini sevdigini.
Ne olursa olsun.
Sanalda olsa sevmenin çok bedel istedigini.
SANALIN AŞKI YALAN AIVIA NEİSE):
Sanal aşk dedikleri
Ne ismi, ne adresi belli
İş, okul, sorma sakın mesleğini
Kesinkes üniversiteli
Atar bir isim, der ismim Ali
Yaşını da doğru sözlemez ki
Yirmi beşindedir her dem, olsa da elli
Acaba bekar mıdır, evli mi
Bekarım diyecek tabi ki
Olsa da torun sahibi
Dostça başlar herşey öceleri, sizli bizli
Başbaşa kalınca kaçınılmaz sevda sözleri
Canısı, aşkısı,göz görmez başka kimseleri
Aşık olursun sözlerine, o birtanesi
En güzelidir şaşı da olsa gözleri
Belki de kaba saba biri, bilemezsin ki
Görmek istersin şeklini şemalini
Göderir katalogtan bir mankenin resmini
Ateş düşer yüreğe bir kere, neylemeli
O'da sever ALLAH için dört eder iki kere iki
Gün gelir kesilir ses soluk acaba nerdedir ki
Her gece yanındayken, yoktur artık eseri
O şimdi, yepyeni nik'li
Tümüyle değiştirmiş kimliğini
Sen günlerce bekle gelir belki
Uğrar arada sana da canı istedimi
Atar bir sürü geçersiz bahaneleri
Bilirsin, yalandır her kelimesi
Yine anlatır bir sürü aşk hikayeleri
Seninleyken bile başka masada aklı fikri
Ya mesaj yazar ya açmıştır msn'i
Sakın ha sakın sitem etmemeli
Anında vurur en iğneli sözleri
Ah sanal alem ah, sana ne demeli
Seninle yaşanıyor aşk'ların en güzeli
Acılar senden gelir bal kaymak misali
Her tatlı söz bozduruyor tüm tövbeleri
Kimin eli kimin cebinde belli değil ki
Bu gün sen, yarın gelecek başka birileri
Senin de ondan farkın ne ki
Aşk böyle değildi, kim icat etti ekranda sevmeleri
Ah sanal alem ah, sana ne demeli
Kabul eyle sitemlerimizi.
ADINA ÖLÜMSÜZLÜK YAZILDI
Adına ölümsüzlüğü yazdım.
Satır satır. mısra, mısra
Saçlarından bir tel ver ölümüm olsun.
Güllerin içinde bir taze gülsün
Esen'sin güzelsin yüreğimdesin
Kalbinden bir yol ver.
Gelenin olsun
Tüm güzel çiçekler elinde solsun
Gel tut ellerimi bekletme'ne olursun
Nazlısın tatlısın yüreğimdesin
|
Hangi Ayrılık? |
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz? Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın? Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın? Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam? Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam. Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı? Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden? Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti? Dağ gibi adamı eze eze! ..... Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni? Bu Nasıl Ayrılık? ... |
*Seni Sana Terk Ediyorum
geceler telaşla koşuyordu gölgeme
bir gece kuşu daha uçuyordu avuçlarından
yırtıyordu gecenin karanlığını baykuş sesleri
arz inliyordu yıldızların aksine
en sade suretini koyup çıkınıma /sırtıma atıp
seni sana terk ediyorum...
bozkırın koynunda deli dolu at süren ben
dökülen eylüllere soktum gökyüzünün maviliğini
ayın dolmuş haliydi son durağım
içimdeki trenler çoktan devrildi, vagonlar darmadağın
çatlamış dudağımı şiirlerle ıslatıp
seni sana terk ediyorum...
kanıyor ayak uçlarım dilime inat
kaçırıyorum bakışlarımı alev küresinden
bıçaklar kaygan zeminlerde bilenirken
geceye sızan birkaç damla kan
gözlerimden yüreğime sessizce akan
en şiddetli zehri acılarıma katıp
seni sana terk ediyorum...
kaldırım taşlarında uyuttuğum düşleri
bir atımlık barut kokan sabrımı
gün görmemiş hayâllerime vuruyorum
tütsüye mahkûm petekten oğul almak
zırdeli şafaklara ağlamak
bana mı düştü yar
sabahla gidiyorum, balımı peteklere satıp
seni sana terk ediyorum...
kaç kalibreydi boynumdan vurduğun söz
sahi ceylanlar neden hep boynundan vurulur
gölgem kan kaybından ölmekte
kırılan bir kalemin hesabı mı yapılır
sevdam yüreğimde musallaya yatıp
seni sana terk ediyorum...
SON DARBE
YAĞMUR YAĞAR SÜZE SÜZE
BUGÜN BİZE YARIN SİZE
HANÇERLERİ SİNEMİZE
VURANLAR ALLAH'TAN BULSUN
nedir beni gece vakti kaldıran
alev alev özlem ile yandıran
gece uzar kanadıkça kanarım
kımıldayan her gölgeyi sevgili sen sanarım
gurbet zalim, gece zalim, yastık zalim
kime arzadeyim şu mahsun halim
yüreğim mengenede zindanlardayım
zaman büklüm büklüm hasrete talim
gece bir bekçileri tanır birde çırpınan yüreğimi
sema bir gözyaşlarımı bilir birde açılan ellerimi
bir Allah birde kaniant bilir sana hasretimi
ilmek ilmek dokuyorum geceye seni ve özlemini
gökten yıldızları tutup üzerinemi yağdırsam
dünyayı ateşe verip uyuyanlarımı kaldırsam
içimdeki volkanları neyle sogutsam
bilmemki şu gönlümü nasıl avutsam
bu gecede her gece gibi yine dipsiz
bu gecede her gece gibi yine sensiz
bu gecede çareler yine çaresiz
gece sessiz,yürek sensiz, umut sessiz....